Yüzük, Aşk ve Tebessüm Enerjisi…

0
65

Yüzük gibi bir çok takı yada aksesuar genellikle bir amaç için kullanılır. Amaçlar arasında en popüler olanı alyans ve tek taş yüzük olarak bilinir. Alyansını satmak zorunda olanların mücadele çabası da bir çok yerli filme konu edilmiştir. Bir de, o yüzük olmaksızın kalp atışlarının ötesinde yek vücut olmak var elbette… Bu konuda sevdiğim en başarılı film de, Kenan İmirzalıoğlu ve Tuğçe Kazaz’ın başrollerini paylaştığı “Uzun Hikaye” diyebilirim…

 

uzun-hikaye-kenan-imirzalioglu

 

Bir önceki makalemde ise, teknolojik aşk takibi olarak adlandırdığım HB Rings ile sevgilinizin kalp atışını parmaklarınızda nasıl hissedilebilir olduğunu aktarmıştım…

 

Deneme 1-2…

Mevcudiyetinin yegane nedeni muhafaza ve müdafa olmanın yanı sıra geliştirici de olan bir gencin yüzüğünden akan bir hikaye;

Özel tasarım olan yüzüğünü bir çırpıda ve anlamsız bir şekilde çatı katında bulunan su giderine bıraktı ve bıraktığı noktada o yüzükle beraber yaşadığı tüm anıları da orada bıraktı. Aradan bir hafta kadar geçtikten sonra bu yaptığı anlamsız eylemin saçmalığını fark edip aynı yeri kontrol etti. Yüzük orada yoktu, yağan yağmurlar yüzüğü alıp götürmüştü. Kim bilir ne kadar çamurun ve soğuğun içinde rezil olmuştu…

Yüzüğün enerjisi öyle yoğunlaştı ki, o olmasa bile aynısını alabilirim diye düşündü. Gezmedik, gitmedik yüzükçü kalmadı ve ortada benzeri dahi yoktu. Yani o yüzüğün para karşılığı bile alımı mümkün değildi. Belki, özel sipariş ile bir kaç günde benzeri alınabilirdi.

Yüzük o kadar coşmuştu ki, bir antikacıyı sevgilisine işaret etti. Antikacı tanıdıktı ama dükkanda eşi vardı. Eşine yüzüğün fotoğrafını gösterince, heh burada dedi ama tüh satılmış demesi gecikmedi. Yüzük oradaydı ama kimse göremiyordu. Tam dışarı çıkacakken antikacı geldi. O da var diyerek aynı yere baktı ve kalmamış demesi gecikmedi. Ama dur bir saniye şu çekmecede var dedi ve antika şifonyer benzeri çekmecelerden üsttekini çekti ve antikacı ile yüzüğün arayanı tek tek yüzükleri çevirip bakıp bir kenara atarak asıl yüzüğü bulmaya çabaladı. Eller bir o taraftan bir bu taraftan birbirine iyice yaklaştı ve yok abi yok!!! derken yüzük istediği ele ulaşır ve inanılmaz bir mutluluk yaşanır.

Yüzük o gün orada bırakılan yüzüğün ta kendisidir. Sonrasında o yüzükle beraber işler kaldığı yerden devam eder…

 

Şimdi bu yüzük başka bir ele geçmek istedi ve geçti. Bazen cepte, bazense parmaklarda gezmeyi tercih etti. Yüzüğün ağırlığını hisseden kalp, enerjimi mi alacak, bana enerjimi verecek diye yüzüğü kaybetmekten çekinse bile o yüzük, insanın kendi kaderini kodlayabileceğini hatırlatmak için sadece bir aksesuardı. (Biz insanların kaderini, kendi çabalarına bağlı kıldık 17/İSRÂ-13:)

Çiçek sevginin sembolüdür. Kırmızı gül ise aşkın yansıması olarak kabul edilir. Masanıza düşen bir sonbahar yaprağı ise, güzelliğin geçici ama aşkın kalıcı olduğunu gösteren ilahi bir mesajdır.

Bu bazen bir yüzükle hissedilir bazense bir tebessümde

Uzun Hikaye oldu belki ama, burcu burcu aşk kokan tüm yüzüklere selam olsun….

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here